“Eğitimde Yapısal Kriz Derinleşiyor”
Eğitim-İş Tarsus Şube Başkanı Yunus Karamık, Eğitim-İş 2025–2026 Eğitim-Öğretim Yılı 1. Dönem Sonu Değerlendirme Raporunu kamuoyuyla paylaştı. 15 Ocak 2026 tarihinde açıklanan raporda, Türkiye’de eğitimin içinde bulunduğu yapısal kriz, piyasalaşma ve gericileşme başlıklarıyla ele alındı.

Raporda, eğitimin kamusal niteliğinin giderek ortadan kaldırıldığına dikkat çekilirken, eşitsizliğin derinleştiği ve çocukların çok yönlü bir kuşatma altında eğitim almaya çalıştığı vurgulandı. Açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitimi kamusal bir hizmetten ziyade ideolojik, gerici ve piyasa odaklı bir anlayışla yönetmeye devam etmesinin sorunları her dönem daha da büyüttüğü ifade edildi.
Eğitim-İş tarafından hazırlanan raporun 8 ana başlık ve 36 alt başlıktan oluştuğu belirtilirken, 9’uncu bölümde ise sonuç değerlendirmesi ile birlikte sendikanın kararlılığını ve somut taleplerini içeren mücadele programına yer verildi.
Raporda ele alınan başlıca konular şu şekilde sıralandı:
Eğitimin Piyasalaşması ve Aileler Üzerindeki Ekonomik Yük:
Bağış adı altında para toplama uygulamaları, artan okul masrafları, özel okul ücretlerindeki denetimsizlik ve açık lise uygulamaları.
Eğitime Erişim ve Okullaşma Sorunları:
Zorunlu eğitime rağmen yüzde 100 okullaşmanın sağlanamaması, okul dışında kalan çocuk sayısının artması, hayalet sınıflar, taşımalı eğitim ve ikili eğitim sorunları.
Çocuk Emeği ve Mesleki Eğitim:
MESEM uygulamaları, mesleki ortaokullar ve zorunlu eğitim süresinin kısaltılmasına yönelik girişimler.
Okulların Fiziksel Koşulları, Sağlık ve Güvenlik:
Temizlik ve hijyen eksikliği, beslenme ve temiz içme suyu sorunları, denetimsiz okul yemekleri, güvenlik personeli yetersizliği, artan şiddet olayları ve deprem bölgesindeki eğitim sorunları.
Eğitimde Dinselleşme ve İdeolojik Kuşatma:
ÇEDES Projesi, Maarif Müfredatı, Atatürk ve ulusal günlerin geri plana itilmesi, imam hatip okulları dayatması.
Eğitim Bütçesi ve Kamusal Yatırımlar:
Milli Eğitim Bakanlığı yatırım bütçesinin azaltılması ve eğitimin ticarileştirilmesi.
Eğitim Emekçileri ve Öğretmenlik Mesleği:
Ücretli öğretmenlik, alım gücü kaybı, angarya görevler, norm fazlası atamalar, CİMER ihbar hattının baskı aracına dönüşmesi ve öğretmen yetiştirme politikaları.
Hukuksuzluk ve Denetimsizlik:
Sahte diploma sorunu, sabit yaz saati uygulaması, özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar, mülakat mağduru öğretmenler ve sınav odaklı eğitim sistemi.
Raporun sonuç bölümünde ise Eğitim-İş’in, kamusal, laik, bilimsel ve eşit eğitim mücadelesinden vazgeçmeyeceği vurgulanarak, bu doğrultuda kararlılıkla mücadele edileceği kamuoyuna ilan edildi.