Tüm Emekliler Derneği (TÜMEMEKDER) Genel Teşkilatlandırma Sekreteri ve Tarsus Şube Başkanı Mehmet Bülent Gözener, emeklilerin ekonomik durumu ve sosyal güvenlik sistemiyle ilgili gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
Gözener, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tek çatı altında toplanmasının ardından, derneğin 5 Kasım 2022 tarihinde gerçekleştirilen 14. Olağan Genel Kurulu’nda “Tüm Emekliler Derneği” adını aldığını hatırlatarak, işçi, Bağ-Kur ve memur emeklileri ile dul ve yetimlere genel merkez, konukevi binası ve şubelerde hizmet verdiklerini ifade etti. TÜMEMEKDER’in, sosyal güvenlik alanındaki tüm yasal düzenlemelerde emekliler adına görüş bildirdiğini belirten Gözener, TBMM Sosyal İşler ve Plan Bütçe Komisyonları’na katılarak emeklilerin haklarını savunduklarını söyledi.
Emeklilerin ekonomik durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gözener, sosyal güvenlik sistemlerinin nesiller arası dayanışmaya dayalı primli yapılar olduğuna dikkat çekerek, primlerin eksiksiz ve zamanında tahsil edilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
“Emekli maaşları 2000 yılından bu yana yaklaşık 2,5 kat eridi”
Bugün emeklilerin yaklaşık yüzde 80’inin açlık sınırının altında gelirle yaşam mücadelesi verdiğini ifade eden Gözener, ortalama emekli maaşının 17 bin TL, kök maaşların ise 11 bin TL seviyesinde olduğunu, dul ve yetim aylıklarının bu rakamların da altında kaldığını söyledi. Geçmişte asgari ücretin iki katı olan taban emekli maaşının günümüzde asgari ücretin yarısına düştüğünü belirten Gözener, emekli maaşlarının 2000 yılından bu yana yaklaşık 2,5 kat eridiğini dile getirdi.
SGK’nın prim alacaklarına da değinen Gözener, bazı kuruluşlardan 700–800 milyar TL civarında prim alacağı bulunduğuna yönelik basına yansıyan bilgileri hatırlatarak, bu alacakların neden etkin şekilde tahsil edilmediğinin kamuoyu açısından açıklanması gerektiğini ifade etti. 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinin SGK’ya prim tahsilatı konusunda açık yetkiler verdiğini de sözlerine ekledi.
“Aktüeryal dengeyi emekliler bozmuyor”
Aktüeryal dengenin bozulmasının emekli maaşlarından kaynaklandığı yönündeki algının yanlış olduğunu belirten Gözener, asıl nedenlerin kayıt dışı istihdam, prim matrahlarının gerçek ücret üzerinden bildirilmemesi ve zamanaşımına uğrayan prim alacakları olduğunu söyledi. Bir ömür çalışarak üreten emeklilerin bilgi ve tecrübelerinin gelecek kuşaklar için yol gösterici olduğunu vurguladı.
İntibak yasası çağrısı
Emekliliğin bir lütuf değil, anayasal bir hak olduğunu ifade eden Gözener, emekli maaşlarının hizmet süresi ve ödenen primler esas alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. Gösterge, katsayı ve aylık bağlama oranına dayalı bir sistemin daha adil olacağını belirten Gözener, tüm mevcut emeklileri kapsayan hizmet ve prime dayalı bir intibak yasasının ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Gözener, emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir maaş ve katkı payı olmaksızın huzur içinde erişebilecekleri sağlık hizmeti talep ettiklerini belirterek açıklamasını tamamladı.
